Powered by Blogger.

Keyifli Bişeyler - Makarna!

Evet Makarna!

Hem de pancarlı!

Hem de ev yapımı!






Bütün serüven bir telaşla başladı. Pancarın mevsimi geçmek üzereydi ve anne elini çabuk tutmalıydı. Yine Bıdıkovski market arabasında konuşlanmış, kulpları kemirmeye çalışırken ve market teyzelerinin bütün kınayan gözleri üzerlerindeyken, aldırış etmeden salınıyorlardı markette. Hayır o çocuk üşümüyordu orta otururken aslında. Aksine pek de eğleniyordu. Anne sepete bir sürü pancar doldurdu. İnsanlar o kadar pancarı ne yapacağına anlam veremeden baktılar yüzüne. O tatlı rengine bakmadan pancara omuz silkip geçtiler. Halbuki ne muhteşem bir demir deposuydu pancar!







Anne mutfağa girdiğinde - aradan saatler geçmişti, çocuğu oto koltuğuna koy, alışverişi arabaya yerleştir. Çocuk ağladı, dur, emzik ver. Çocuk uyudu, dur, battaniyeyi yukarı çek. Eve gelindi, uyandırmadan çocuğu al. Eyvah uyandı! Üşütmeden koş içeri montu yok! Tekrar uyut. Koş dışarı, alışverişi al arabadan. Ah çocuk uyandı! Altını değiştir, karnını doyur. Oyun oynayalım, koklaşalım derkeennn, akşam olmuştu.






Anne pancarları soydu ve buharda pişirdi. Çok fazla sulanmasın diye çok yumuşatmadan. Sonra onları püre yaptı. Bıdıkovski için özenle aldığı mis gibi köy yumurtaları vardı. 3 tanesini geniş bir kaba kırdı. Üzerine öncelikle 2 su bardağı tam buğday unu döktü, karıştırdı. Bir su bardağı kadar pancar püresi ekledi karıştırdı. Sonra yavaş yavaş un eklemeye devam etti. Taki sert ve elastik bir hamur elde edene kadar. 4 parçaya ayırdı hamuru, top top yaptı.




Gerisi eğlencenin ta kendisiydi! Topları 1-2 mm kalınlığında açtı. Sonra 'Bıdıkovski'm en rahat nasıl tutar bunları acebağ?' diye sordu. Mini mini kareler kesip çimdikledi. Az bişe unlanmış tepsiye dizdi makarnaları ve kurumaya bıraktı.



Gel zaman git zaman aradan tam 3 gün ve 3 gece geçmişti! Makarnalar kuruyuverdiler!



Anne onları büyük bir keyifle cam kavanozlara aldı ve kapakları kapadı. Hava almamalılardıki 3 ay kadar, belki biraz daha fazla dayanabilsinler.

Sonra sonra Bıdıkovski'sine sevgiyle pişirdi. Üzerine güzel soslar yaptı.

Onlar erdi muradına, biz çıkalım kerevetine!

No comments