Powered by Blogger.

Ergen Bebekle Hayat Vol.1

Selam olsun uykusuzlara, uyumuş olsa da yüz kere uyandığından uykudan hiç bir şey anlamayanlara, aylardır kendi yatağında uyuyamamış olanlara!

Sozsuz kadar uzun bir süredir kendi yatağımda uyumadım. (Dikkat ederseniz şu noktada 8 saatlik kaliteli bir uykudan hiç bahsetmiyorum bile!) Ya da uyudum ama ben pek anlam verememiş olabilirim. Yatağın kenarında 30 cmlik bir alanda uyumak kendi yatağında uyumak sayılıyorsa, ha evet uyumuş olabilirim. Ayrıca evet yan yatınca o 30cm'e sığıyorum artık.

Hastalıklar, huysuzluklar, seyehatlar, tekrar hastalıklar, gece uyanmaktan heba olmuş gündüzleri masasında uyuklayan anne derken, 7. ayından beri kendi odasına kendi kendine uyuyan bebe yalnız yatmaz oldu. Son hastalığımızı da atlattıktan sonra tekrardan odasına dönüş misyonuna başladık. Bir süredir odaya alışmak adına çekyatta geçen gecelerimiz bu haftasonu Bıdıkovski'nin kendi yatağına geçmesiyle devam ediyor. Tabi onun kendi yatağına geçmesi demek bizim (baba ve ben oluyoruz, çünkü tek ebeveyn asla yeterli değil değil mi!) gecenin büyük bir kısmını yerde geçirmemiz demek oldu. Hey gidi çek yat, sen ne rahat bir şeymişsin!

24 saatlik mesainin karşılığında para ya da saygı kazanmasanız da, sağlığınız muhteşem bir hızla yokuş aşağıya gidiyor olsa da, evet ebeveynlik dünyanın en muhteşem işlerinden biri! Çünkü hizmet etmenin gerçek anlamını öğreniyorsunuz! Ergen bebeğiniz sürekli onlara olan adanmışlığınızı test edecek, sabrınızı sınayacak, sürekli fikir değiştirerek istemeye devam edecektir. (Mesela gecenin 3ünde önce su, sonra mama, sonra baba, ve sonra zeytin!)

Siz bütün açılmış duyularınızla, içinde oldunuz hizmet durumunun farkındalığını yaşarken, aklınızın bir kenarında olsun, ergen bebeğiniz çok acil ihtiyaçları var.

1. Asla bölünmeyecek ilginiz! Sağ bacağınıza yapışmış bir şekilde mama için çığlık atarken, sağ elinizle onun başını okşayıp, telkin edecek sözler söyleyerek, sol elinizle ve sağ bacağınızı hiç kıpırdatmadan ona mama hazırlayabilmebilisiniz.

2. Ara öğün. Ergen bebeğinizin yaklaşık her 45 dakikada bir yakıt tamamlamaya ihtiyacı olacak. Aslında siz hiç kıçınızın üstüne oturmasanız da olur!

3. Kucak. Ergen bebekler minik sevgi gösterilerine bayılırlar. Evet biz de onları mıncırmaya bayılıyoruz. Bişey mi okuyodunuz? Laptopunuzda eve iş getirme cüretine mi kalkıştınız? Dokuz ay boyunca mesanenizin üzerinde oturmuş bir ufaklık için bunlar hiç de öyle önemli şeyler değil. Neden bir ömür böyle kalmayacaksınız ki!

4. Sizin tabağınızdaki herşey! Ne! Yoksa bebeğiniz için daha keyifli olacağını düşünüp onun kuru fasülyesini pembe bir tabağa mı koydunuz? O neden sizin gibi sıradan porselen tabaktan yemeyecekmiş fasülyesini? Hayır bu noktada onun yemeğini de porselen tabaklara koymanız hiç bir işe yaramayacak. O SİZİN porselen tabağınızdaki kuru fasülyeyi istiyor çünkü. Ölünce zaten herşeyiniz ona kalacak, neden kuru fasülyeden başlamasın?

5. Tezgahtaki herşey! Hadi ama kabul edin. Tezgahta kesin çok gizli bir şeyler saklıyorsunuz!

6. Telefon... Biriyle mi konuşuyordunuz? Ne! Bir arkadaşınız mı var yoksa? Nasıl olurda dış dünyayla bağ kurmaya çalışırsınız?! Ya anında telefonu kapatıp, 138. kere kırmızı balık dinlemesi için ona verirsiniz ya da o zaten telefonunuzu alacak. Bence siz de artık benim gibi eve geldiğinizde telefonunuzu direk gidip tuvalette bırakın. Çünkü artık sadece orada rahatça kullanabileceksiniz.


Hepimize kolay gelsin!

No comments