Powered by Blogger.

Pozitif Enerji Şeysi

Dün bildiğin bok gibi bir gün geçirdim canlar. İşler yığılmışta yığılmış, üstüme üstüme geliyor. Hayalgücüm sağolsun  gözümün önünde canlanan rakamlar, ekrandan uzanan eller, emaillerden çıkan sarı sarı çirkin Sauron'un ağzı gibi dişleri olan, çemkiren ağızlar... inbox'uma düşen her email'de Ron'un yemek masasında annesinden howler geldiği andaki duygularını yaşadım. En son akşam işten çıkarken düşürdüm omuzları, beceremiyorum ben işi arkadaş dedim, yenilgiyi kabul ettim. Sonra yolda arabayı çektim kenara bir posta ağladım, bir rahatladım. Gittim eve çocuuma sarıldım, olaylar biraz daha iyi oldu.


Cumartesi çalışıyor olmanın hissettirdiği tüm boklu hislerle geldim sabah. İçimden yerime geçmek gelmedi. Çıktım terasa, bir posta ömrümün son bir senesinde pek bir haşır neşir olduğumuz, ilham kaynağım sarı merdiveni seyrettim. İşte o an yine ilham geldi. Dua ettim. Yarabbim sen bana akıl fikir ver, sarı merdivenden ayırma beni dedim. Böyle bi rahatladım, bi sakinledim.

Neler uğruna çalıştığımı düşündüm. Kendi kendime "çalışmak güzel bir şey olsaydı üstüne para vermezlerdi kanka" dedim. Sonra "evet" dedim, "haklısın kanka". Evet biraz deli olabilirim, biliyorsunuz sıkıntı kendi kendine konuşmakta değil, cevap vermekteymiş. E kim cevap verecek kendime sorduklarıma peki? Neyse bu başka bir postun konusu.


Geçtim oturdum yerime, Karşımdaki beyaz boş duvara diktim gözlerimi. Hayatımın en iyi işlerini bu beyaz duvarla, sevgili sarı merdivenim arasında yapacağım dedim kendime. Sonra sıkıntıları yazdım defterime. Baktım ki ortada pek sıkıntı bir şey yok. Sadece kıçını başını toparlayamayan, çok dağınık çalışan bir insan olduğumu gördüm tekrardan. Oturdum planladım. Arada sarı merdivene çapkın bakışlar attım. Her şeyi aynı anda değil de teker teker yaparsam yapamayacağım hiç bir şey olmadığını tekrardan gördüm. Sonra koydum spoty'ye bir Bob Marley keyfim daha da yerine geldi.

Hata yapmaktan korkmamak gerek azizim. En iyi bildiklerimiz bile ne hatalar yapıyor. Anladım ki önemli olan insanın ağzının laf yapmayı bilmesi, kıçını güzel toparlayabilmesi. Açtım sözlüğü, rutin kulladığım terimlerin eş anlamlılarına baktım. Of ne laflar yazdım görseniz! İşin özü yine hayatımın en klasik lafına geldi çattı. "Don't work harder, work smarter".

Kendinize benim gibi eziyet etmeyin canlar. Düzgün çalışın, panik yapmayın. İşinizin moralinizi bozmasına hele hiç izin vermeyin. İş bir hedef değil, hedefe giden amaçlar silsilesidir. Hele cuma, cumartesi günü hiç takmayın. Pazartesi sakin kafayla halledersiniz. Enerjiniz ne kadar iyi olursa, işleriniz o kadar yolunda gider.

Evrene pozitif enerji yollamayı unutmayın ki size güzel şeyler sunsun. Hepimiz yıldız tozuyuz sonuçta.

Mutlu haftasonları!

No comments