Powered by Blogger.

Ergen Bebekle Hayat Vol.4 - Takıntı

Selam gençler!

Herkesin elbette ufak tefek takıntıları vardır. Mesela ben. Birileri gelip bir şey anlatırken parmağını ekranıma bastırırsa, parmağını kırasım gelir. Dokunmatik ekranlara geçmek için o kadar çok çaba sarf ettim ki! Dağınık bir insan olabilirim ama masamdaki kalemlerin hep aynı yerde durması gerekir. Düzenim bozulursa düzenimi bozanı üzerim. Ama hiç bir zaman eşya takıntım olmadı, oyuncak takıntım olmadı. Olanları anlamam bu yüzden zor. Gerçekten ama gerçekten çok çaba sarf ediyorum, etmiyor değilim.



Geçen Perşembe akşamı iş dönüşü kapının açılmasıyla yanımdan hızlıca minik bir şey geçti. "Peeannnddeeaaaa" nidalarıyla. Arkamı döndüğümde karşı komşunun Panda'sını merdivenin kenarına park ettiğini gördüm. Hayır o sizin bildiğiniz panda şeklindeki bisikletlerden değil. Gayet gerçek, gayet canlı, gayet hayatımızda. Becerebilsek koynumuza alıp yatabiliriz. En azından bazıları kıçındaki beze bakmadan Panda'sına sarılıp yatmaya çalışıyor.

İşte o meşhur Perşembe akşamının 19:05'le 20:12 arasındaki kısmını kat boşluğunda Panda'nın kollarını, burnunu, gözünü, kravatını, ayaklarını, sonra tekrar kravatını, sonra burnunu gözünü inceleyerek geçirdik. Ne yaptıysam ikna edemedim sevgili Bıdıkovski'mi içeri gelmeye. Sanırım bir ara yorgunluğundan istifade ederek bir katakulli ile içeri soktum. Pandalı bir şarkı söyledik, uyudu. Gece rüyasında Panda diye ağladı. Sabah uyanıp yanıma gelmiş. Şap diye öptü, en şirin gülümsemesini takmış suratına. "Dgeelll" diyerek çekiştirdi yataktan. Kalkmamla "Peeannnddeeaaa" diye kapıya koşması bir oldu.

Eyvahlar olsun! Feci bir Panda vakası ile karşı karşıyaydık.Ne yapsaydık? Öncelikle kabullenmek gerekti panda aşkını. Bu artık hayatımızın bir parçasıydı.Sıvadım kolları girdim mutfağa. Şöyle güzel bir panda kahvaltısı hazırladım Bıdıkovski'me.


Öğle tatilimi ona pandalı aktiviteler aramakla geçirdim. Activityvillage.co.uk'den şu ve şu şekilde iki panda bulmacası çıktısı aldım. Evde bulduğum boş bir kartonun üzerine yapıştırdım ve 5-6 parçaya böldüm. Böyle anlatınca da yemek tarifi gibi oldu. Siz isterseniz daha çok parça yapın. Bıdıkovski'min dikkat aralığı 5 parçayı anca 6 parçayı belki çıkaracak kadar. Zaten kendisi yapboz'un boz kısmıyla 'bozş! bozş' diyerek daha çok ilgileniyor.

Nice pandalı günlere, sevgiyle kalın!

No comments