Powered by Blogger.

Nice senelere Bıdıkovski'm



Tatlı Bıdıkovskim,
Geçenlerde yürüyüşe çıktığımızda, öyle kocaman göründün ki gözüme! Yolda karşılaştığımız her şeyi inceledin, çiçekleri, karıncaları, komşu apartmanın duvarını, yerdeki taşları, tozları, gökyüzündeki bulutları... Sonra dönüp bana baktın, 'anne bak' dedin benim de gördüğümden emin olmak için. Heyecanın beni öylesine neşelendirdi ki kahkalarla güldüm. En küçük şeyler bile dikkatini çekebiliyor. Her şeyin çok farkındasın, çok dikkatlisin, ve senin sayende bende bütün güzellikleri görebiliyorum.
Sana bakarken dünyanın en şanslı insanlarından biri olduğumu fark ediyorum ve şükrediyorum. Böylesine kocaman bir sevgiye sahip olduğumuz için, sahip olduğumuz tüm özgürlükler için, sağlığımız, mutluluğumuz ve huzurumuz için her gün şükrediyorum.
Bazen bunları hatırlamak benim için pek kolay olmuyor. Hayatın çirkinliklerine takılıp ne kadar şanslı olduğumuzu unutuyorum. Umarım sen anne'den çok daha pozitif olursun ve hayata çok daha geniş bir pencereden bakarsın. Belki bana da öğretirsin hı?
Şu son iki senede senden öyle çok şey öğrendim ki! Ne garip değil mi normalde herkes annelerin bebeklere bir şeyler öğretmesi gerektiğini düşünür. Ama sanırım sen bana benim sana öğrettiklerimden daha fazlasını öğretiyorsun.
Mesela öğrendim ki, senin çay partilerin kadar keyifli başka bir partiye gitmemişim hiç.
Öğrendim ki her ağladığında yanına koşsam da, seni elimden gelen en güzel şekillerde sarıp sarmalasamda sen yinede ağlamaya devam edeceksin. 
Öğrendim ki şu annelik olayında hepimizin çaktığı bir ders kesinlikle var ve benimki uyku.
Öğrendim ki sen bir süngersin, ve yanında en ufak kötü bir laf etmemem lazım. Kendime bile. Sonra salak kafam diye ettiğim lafı sabah kafası diye saçma sapan bir şekilde kıvırmaya çalışıyorum.
Öğrendim ki, o gecenin bir köründe legolara basınca zıplayan insan efekti filmlere özgü bir şey değilmiş. Baya bildiğin bir insanın yaşayabileceği en kocaman fiziksel acılardan biriymiş.
Öğrendim ki sen artık bir bireysin, kendi tercihlerin var. Pandalı tshirt pantolonuna uysa da giyilecek uymasa da.
Öğrendim ki sen çok akıllısın. Beni gıcık edecek noktayı çok rahat yakalayıp, zorladıkça zorlayabiliyorsun.
Öğrendim ki ben bir sabırtaşıyım.
Öğrendim ki, yorgunluk diye bir şey yok. Sen istediğin zaman uyursun, yorgun olduğunda değil.
Öğrendim ki, keşkeler ve pişmanlık büyük insanların uydurması. Ne gözümün içine bakarak yatağıma döktüğün su için pişmansın ne de altını değiştirmeye çalışırken çeneme geçirdiğin tekme için.

Biliyorum ergen bebek olmak öyle kolay değil. Bitmek tükenmek bilmeyen bir mesain var. Sürekli arıza çıkarmak hiç de kolay bir iş olmasa gerek. O halde işini kolaylaştırmak için bende de sana bir kaç tüyo;

Mesela şu günde 4 kıyafet değişimi olayından vazgeçelim. Ne giyersen giy, kıyafetlerin ne kadar lekeli olursa olsun, her durumda çok güzel görünüyorsun.
Ya da şu istediğin olmadığı zaman kendini yerlere atıp ağlama olayından vazgeçebilirsin çünkü istediğin yapabileceğim ya da mantıklı bir şey olsaydı zaten yapmıştım ve ağlıyor olmazdın.
Ya da sanatını koltuklarda, halıda ve perdede icra etmeye çalışma olayını ele alalım. Ben sana yeterince farklı boylarda defter ve kağıt almadım mı? Bebeğim insanlar duvarlara resim yapmayı bırakalı yüzyıllar oldu.

Evet dünya aynı senin dediğin gibi dönüyor, onun da farkındayım. Henüz sadece basit cümlelerle konuşmayı becerebilmiş olsan da, restoranda garsona 'amjjcaaaa bili bili' dediğinde, O'nun bile durumu kabullenip balığını getirdiğinde 'buyurun küçük hanım bili bili' diyerek tabağını bırakması, sen istediğinde kendi dünyanı yaratabilmen değilde ne!

Yaptığımız her şeyi senin gibi tüm kalbimizle yaparsak, bizler de çok mutlu olabiliriz belki. Tıpkı senin odanı toplarken aslında oyun oynuyor olduğun gibi, bende belki çalışırken oymayı düşünmeliyim.

Sen bir aynasın. Sana ne verirsem, aynısı geri iletiyorsun. Böylelikle kendimi kontrol etmeyi, duruma dışarıdan bakmayı, ve 2 yaş krizlerini kişisel algılamamayı öğreniyorum.

Birinden hoşlanmadığımız zaman enerjimizi onlara gıcık olmaya harcamaktansa tıpkı senin yaptığın şekilde yoklarmış gibi davranmak hayatı çok daha güzel bir hale getiriyor.

Annen olmaktan gurur duyuyorum ve annen olabildiğim için şükrediyorum.
Her geçen gün bana daha çok şey öğretebilmen dileğiyle...

Nice senelere Bıdıkovskim!

1 comment

  1. baksanaaa, face twit gördüm ya istek gönderemedim. baksana blogumda sağda var, ordan gelsene feysime filan. feyste de blogçular birlikteyiz, gruplarımız var, orda da yayınlarsın yazılarını istersen kii :)

    ReplyDelete