Powered by Blogger.

Ergen Bebekler ve Mühendisleri İdare Metodları



Sahne devrilmiş gözlerle açılır. Öyledir ki her an bomba patlamak üzeredir. Birdenbire o kocaman, tiz, korkunç 'hayııııırrrrr' büzülmüş dudaklarından patlak verir. O hayırın asıl anlamı "gerzek kadın, sen bana hükmedemezsin!"dir. Birden masanın üzerinden pat diye bir ses gelir. Telefon, ekranını kırmak istercesine masaya fırlatılmıştır.

Birileri şu an benimle konuşmuyor.

Telefonu fırlatan ona 136. kez minionları izlemeyeceğimizi ifade ettikten sonraki bir Bıdıkovski ya da toplantı masasında hararetli bir tartışma sonrası istediği büyüklükte elektrik odası verilmeyen bir mühendis de olabilir. Tamam peki kabul ediyorum, bütün mühendisler 2 yaşındaki bir ergen bebekle aynı duygusal olgunlukta değil. Ama bir çoğu işleri ve yöntemlerine takıntı denebilecek bir derece ölümcül tutkularla bağlı. Ve malesef, minik tavizler vermek hiç de iletişim tarzlarının bir parçası değil. (evet ben de takıntılı gruptanım. Zaten çoğu zaman kendimi anlatıyorum. Ayrıca mühendisiz biz arkadaşım ne iletişimi ne sosyal etkileşimi?) Neyseki, yıllardır bu vızıklanan insanlar arasında çalışıyor olmam ve daha şahanesi onlardan biri olmam beni bu 'annecilik' durumuna çaktırmadan gayet güzel hazırlamış. Metodların bazıları ise şöyle;


Vızıklanma noktasına yiyecek ile müdahale edin

Genel olarak karınlarını tok, sırtları pek olan ergen bebekler de, mühendisler de daha az vızıklanır. Karınları tok derken nütella verin mutlu olsun demiyorum tabi (bu nütellaya pislik attığım manasına gelmez, çekmecemdeki acil durum kavanozu da kimseyi ilgilendirmez). Ayrıca, ergen bebek de mühendis de şekerli hayatın doruklarında çekilmez olabilirler. Yani özetle evin ve ofisin muhtelif köşelerinde sağlıklı atıştırmalıklar barındırın; meyve, çiğ kuruyemişgiller, peynir falanfisto gibi. Böylece karnı tok, sırtı pek olan ergen bebek ve mühendis onlardan bir şey yapmasını istediğinizde ve onlar yapmak istemediklerinde - ki burda bir şey her şey oluyor genelde - daha az pislik bir ruh haline bürünecektir.


İyi davranışları ödüllendirin

Ödül ergen bebeklerde çok daha kolay. İstediğiniz bir şeyi yaptıklarında ya da güzel davranışlar sergilediklerinde, sevdikleri sağlıklı yiyeceklerden teklif edin, sevdiği oyunlardan oynayın beraber falan filan. Fakat ödül olayını mühendislerde çok başka bir şekilde yönetmeniz gerekir. Kaşları çatık bir insana istediklerinizi yaptırmanın yolu yine önlerine eğlenceli bir şeyler koymaktır. Ne olduğu yaratıcılığınıza ve yine sizin çatık kaşlı mühendisinizin tercihlerine kalmıştır.


Kriz yönetimi

Bir çok kez toplantı odalarında tıpkı ergen bebeklerin 2 yaş krizleri gibi krizler yaşayan koca koca insanlar gördüm. Yemin ederim yalan söylemiyorum. "Bana işimi öğretmeye çalışma" ve " İşimde iyi olmadığımı mı ima etmeye çalıyosun?!" en favorilerim arasında. Bazı durumlarda bunu söyleyen benim, bazen de bana söylendiğinde ağzımı küfürlerle doldurup yutuyorum sonra.

2 yaş ergen krizlerinde denenmiş, test edilmiş işe yaradığı ispatlanmış metotlar var. Sevin, kucaklayın, kriz bitene kadar yanında olduğunuzu hissettirin, ya da olan biteni yok sayın. Ama kesinlikle kızmayın, işte o sıvadığınızın resmidir. 

Fakat bunlar mühendislerde işe yaramaz. Empati kurmayı denemek gayet güzel hümanist bir yaklaşım olabilirdi. Ama bunu denemeden önce ne kadar hümanist bir sektörde olduğumu tartışmamız gerekir. Genel olarak önce ilgi odaklarını dağıtmak sonrada kendi başlarının çaresine bakıp doğru yolu bulmak için tekrar bok çukurunun (ay pardon, foseptik!) içine atmak işe yarayan bir yöntemdir. 

Örnekleyelim. Kurabiyesini bitirmiş ergene bir tane daha için vızıldanırken ona "hmm evet tek oturuşta yüz kurabiye yiyemek senin için çok üzücü bi durum biliyorum, ama istersen şimdi legolarınla tren yapabiliriz" diyebilirsiniz. İşe yaramazsa kriz bitene kadar dönüp arkanızı gidin, sakın direk göz temasında bulunmayın sakın! Mühendisler de ise durum "evet üzgünüm herşey en son sana geliyor ve en kısıtlı zaman sana veriliyor. ama yarın bu projeyi teslim etmemiz gerek. istersen biraz legolarla oynayabilirsin" şeklinde gelişebilir. Krizin devam etme durumunda kendinizi en yakın bara atıp sert birşeyler için.


Rehine kurtarma müzakereleri

Evet teröristlerle uzlaşmaya meyilli olmayabiliriz. Bu durum insanların hayatları söz konusu olunca sıkıntı değildir. Peki ya birisi teslim günü öncesi projenizi rehin tutuyorsa? Ya da buzdolabı tam takır kuru bakırken ya da nütella kavanozunun dibi görünmüşken markete gidebiliritenizi? Bunlar hayati şeyler! Bu durumlarda kriz anının geçmesini beklemek gibi bir lüksümüz yoktur. Uygarlık olayını henüz tam öğrenememiş ve yine içindeki mağara insanına teslim olmuş minik Bayan Çığlıkoğlu'nu yasaların ve güvenlik gereksinimlerinin öngördüğü şekilde oto koltuğuna bağlayın ve yolunuza devam edin. Minik mağara insanıyla böyle bir durumda anlaşmayı denemenin bir anlamı yoktur. Aynı dili bile konuşmuyorsunuz!

Bu durumlarda ergen mühendisle baş etmek daha kolaydır. Direk size bağlı bir çalışansa işten kovmakla tehdit edebilirsiniz. Değilse kovulmasına sebep olmaya çalışmakla tehdit edebilirsiniz. Genel gıcıklıklar, huysuzluklar, asık suratlar üzerindeki tüm ciddi durumlarda bunu kullanabilirsiniz. Sonuçta kahrını çekmesi gereken annesi değilsiniz. 


Bu da geçer

Bütün bu ergen bebek ve mühendis henüz olgunlaşmamış duygu seli karmaşası içerisinde asıl yapmak istediğimiz ise ortak bir çıkar için çalışmak. İnsan olmayı öğrenme yolunda ciddi adımlar atan ergen bebeğinizi çok seviyorsunuz. Ayrıca, küçük ergeniniz genel olarak harika ve minik kollarını boynunuza doladığında içiniz mutluluktan eriyor. Mühendisiniz ise şirin olmasa bile tüm kaprislerine rağmen işini iyi yaptığı için orda. Genel olarak harika ve çok yardımcılar. Ayrıca vızıklandıkları şeyler de genel olarak hatrı sayılır endişeler yaratabilecek durumlar. Siz de biraz daha öngörülü olmaya çalışabilir, olası sorunları projenin ta en başında elimine etmeye çalışabilirsiniz.

Çok üzülmeyin canım, bunlar da geçer...


3 comments

  1. böyle bir benzerlik bulup aynı çözümü geliştirmeyi nasıl başardın ya :) hayretlerim şaşarak okudum ama okurken de çok eğlendim ileride başıma gelirse ben de uygularım artık.

    ReplyDelete
    Replies
    1. ehheheheh pek zor olmadı aslında, her gün ikisini de gözlemleme şansım var :)

      Delete
  2. feys sayfanı bulamadıım. varsa bak insta da baksana blogumda sağda duruyo hesaplarım ordan gelsen yaa :)

    ReplyDelete