Powered by Blogger.

Herkes ergen bebekler gibi davransaydı, dünya çok daha yaşanır bir yer olurdu

 


Hepimiz ergen bebekler gibi davransaydık dünya inanın çok daha güzel bir yer olurdu. Gerçekten! Korkmayın öyle, bu kadar ergen bebeği bir arada düşünüp suratınızı ekşittiğinizi biliyorum.

Bir de şöyle düşünmek gerek. Etrafta daha küçük bir bebek varsa mesela, ağlamaya başladığında ergen bebeğinizde bir ağlama moduna girer, hatta ağlamaya başlar. Ama aynı zamanda yanına gidip onu rahatlatmaya da çalışırlar. Bu empati değildir de nedir?

Geçenlerde bir kahve içmek için dışarı çıktık sevgili Bıdıkovski'mle. Yanlış kapıdan giren ben, bilemedim. Bilmeliydim, tam oyun alanının dibinden girmiş oldum (derdim oyun alanı değil, oynasın, mikrop dolu o oyun alanları). Oyun alanını görmesiyle ona doğru koşması bir oldu tabi. Ben de peşinde "ayakkabılarııınnnnn!" diye. O anda büyükçe çocuklardan biri yakalamış kenara getirdi. Ayakkabılarını çıkarmasına yardımcı oldu, nereye koyacağını gösterdi, kaptı bizimkini oyuna götürdü. Diğer çocuklar aralarına aldılar, oyunlarına kaldıkları yerden devam ettiler. Arada ufaklardan biri düştü. Büyüklerden biri koştu kaldırdı, sarıldı. Çocuklara baktım, biri esmer, biri sarışın, bi kaçı daha çekikce gözlü, bazısı zayıf, bazısı tombikçe. Belki bi kısmı Ankara'lı, diğerleri belki başka şehirlerden gelmiş memurların çocukları. Birisi belki doktorun oğlu, birisi belki avukatın. Birinin babası belki Kürt, birinin annesi belki solcu, diğerinin babası belki sağcı. Bunlarının hiç birinin önemi yoktu onlar için. Önemli olan tek şey, çocuk olmaları, beraber oynuyor olmaları ve güzel zaman geçiriyor olmalarıydı. Bu birini en saf haliyle sadece insan olduğu için kabullenmek değildir de nedir?

Kaç defa hiç tanımadığınız biriyle çocuğunuz hakkında sohbete başlayıp bambaşka şeyler hakkında sohbete devam ettiniz? Ergen bebekler hepimizin konuşabilecek ortak bir noktası olduğunu hatırlatan birleştirici kuvvetlerdir .

Sevginin en saf hali, en karşılıksız ve beklentisiz hali yine onlardadır. Yardım istemeyi bilirler. Kendilerini ihmal etmezler. Acıktıklarında, susadıklarında, yorulduklarında öncelik onlarındır. Kendi ihtiyaçları karşılanmalıdırki mutlu olsunlar. Mutlu olduklarında ne kadar tatlılar değil mi? Etraflarına neşe saçarlar. Keşke bizler de önce kendimizi ve sonra etrafımızdakileri mutlu etmeyi bilsek.

Dünyamızın, ülkemizin tüm bunlara çok ama çok ihtiyacı var.

Sevgi, saygı ve huzurla kalın...

No comments