Powered by Blogger.

South 101 - Portland (Oregon)


Peki tamam, tekrardan gaza geldim. Projeyi de teslim ettim. Artık dönebilirim. Bu west coast yazı dizisini seyehat'in ikinci yıldönümü gelmeden bitireceğim.

Amerika’da elinizi sallasanız Portland şehirlerine denk gelebilirsiniz. Burada bahsi geçen Oregon eyaletindeki Portland, Oregon eyaletinin basşkenti. Bu Portland'ların en büyük olanı. Şehrin batı kıyısında, çok kültürlü, hafif bohem, güzel bir metropol.



Şehir Willemette nehrinin iki yakasında konuşlanmıştır fakat büyük kısmı batı yakasındadır. Evet hala batı yakasından ılıman iklim kısmına inemediğimiz için, şemsiye şemsiye şemsiye! Yaz aylarında ziyaret etmek en uygunudur, zira geri kalan bütün zamanlarda çok ıslanabilirsiniz. Aldığı yağıştanda belli olduğu gibi, şahane yeşil bir doğa ve bir araba park bahçe vardır bu şehirde. Seattle'dan arabayla 3 saatte varabilirsiniz.

Nerede Kalınır?
Fiyatları çokta uçuk olmayan otel seçenekleri bolca mevcut. Biz airbnd'den ayarladığımız bir stüdyo ev de kalmıştık. Ev sahibimiz tatilde idi. Ev sahibi yokken evinde kalmak biraz olsada, eğlenceli ve değişik bir tecrübe.

Şehir içi ulaşım?
Merkezi kısımda dolaşırken yürüyebilirsiniz. Pek ulaşıma ihtiyaç kalmadan rahatça tabanvay dolaşılabilecek bir mesafe. Portland genelde düz bir alan üzerinde olduğu için bisiklet kullanan pek çok insan göreceksiniz. Otobüs, hafif raylı sistem ve tramvaylar gibi toplu taşıma araçları mevcut ve bunların hepsinde ortak bilet sistemi vardır. Tam günlük bilet 2016 yılında 5$ civarındaydı. Fiyatları teyit etmenizde fayda olacaktır.
Bunun dışında elbette yine Uber ve Lift seçenekleriniz var. Ya da bizim gibi uzunca bir yolculuk yapmayı planlıyorsanız araba kiralayabilirsiniz.

Ne yenir?
Portland dünya mutfağı olarakta çok zengin bir yerdir. Geleneksel amerikan mutfağındaki burgerler ve patates kızartmalarından tutunda, meksida ve Japon yemeklerine kadar bir çok farklı alternatifleriniz mevcut.

Görülmesi gereken yerler:

Portland'da Japonya'da görebileceğiniz kadar muhteşem bir Japon bahçesi vardır. Dünyadaki en büyük Japon bahçelerinden biridir. Bu huzurlu, yemyeşil muazzan ortamın içerisinde nefes aldığınızı hissedeceksiniz. Sabah 10-Akşam 7 arası açık olan Japon bahçesinin girişi ücretlidir. Bilet fiyatlarını gitmeden teyit etmenizde fayda vardır. Resmi sitesi için şurdan buyrun: 








Portland Art müzesi, Uluslararası Gül bahçesi de görülmesi gereken yerler arasında. Eğer Portland'da yolunuz Mayıs-Haziran aylarında düşmüşse mutlaka görmelisiniz. Biz gittiğimiz etrafta hiç gül kalmamıştı, dolayısıyla bu kısmı es geçtik.

Şehri ikiye bölen Willemette Nehrinin her iki tarafında da kalan Waterfront Park kocaman bir alanı, aslında şehrin kocaman bir kısmını kapsamaktadır. Haftasonları pötükareli örtülerinin üzerinde takılan Portland'lılar şehrin bu muazzam köşesinde bolca bulabilirsiniz.

Bunların yanı sıra, Portland bir festivaller şehri sayılabilir. Gitmeden etkinlik takvimlerini kontrol edip, biletlerinizi ayarlamak iyi olacaktır. Festivaller ise şöyle:

Ocak-Temmuz: Bira festivali
Şubat: Film ve Müzik festivali
Mayıs:Lale festivali
Haziran: Komedi festivali
Temmuz: Blues Festivali, Bach müzik festivali, Lavanta festivali,
Ağustos: Crawfish (Kerevit) festivali, Japon festivali,
Eylül: Peri festivali
Kasım: Literary (türkçesi edebi olunca saçma oldu, bilerek türkçe söylemedim bunu) festivali
Aralık: Tatil birası festivali ve bir sürü Christmas etkinliği

Alışveriş:
Portland bir alışveriş cenneti! Çünkü burada satış vergisi yok! Amerika'da teknoloji ucuz, ben yeni telefon alırım gidince diyorsanız, Portland'a varana kadar bekleyin. Amerika'nın en büyük kitapçılarından biri olan Powell Kitapçısı'da Portland da bulunmaktadır. Kitapseverlerin muhteşem saatler geçireceği bir yer.


No comments